You are hereHalfeti, Birecik, Şanlıurfa ve Göbeklitepe gezimiz

Halfeti, Birecik, Şanlıurfa ve Göbeklitepe gezimiz


By hasibece - Posted on 27 Mayıs 2015

 

(Artık ne yazık ki, o güzel manzaraya bu UCUBE eşlik ediyor, nasıl izin verilir, gerçekten mantığım aklım almıyor bir türlü:(((()

Zaman kısıtlı, sadece cumartesi ve pazarımız var. Gönül ister yola devam et, çok merak ettiğim Mardin, Midyat, Hasankeyf,... Başka bir zamana kalıyor ne kadar istesem de. Sabahın erken saatlerinde koyuluyoruz yola, 445 km. Ancak yollar otoban, üç şerit ve dümdüz. Yolda çok önerilen bir kahvaltı mekânı da yok, hijyeni de düşünerek, çayla yenilmek üzere sandviç hazırlıyorum.

Gaziantep çıkışında durduğumuz bir mola yerinde sadece çay alarak kahvaltımızı yapıyoruz ve yanılmadığımı görmek üzüyor. nefret ediyorum yol üzerindeki tuvaletlere girmekten, geneli kötü çünkü. Hele çocukluysanız daha da zor, reklam olacak ama

Opet'in Temiz Tuvalet Projesinin ne kadar büyük ihtiyaca cevap verdiğini yazmadan edemeyeceğim.

Halfeti

İlk durak Halfeti. Heyecanla fıstık ağaçları arasında ilerliyoruz. Birecik tarafında o kadar çok ki. Yeni Halfeti'nin 40.000 nüfusuna şaşırıyoruz. Yeni yapılan ancak bu kadar çirkin yapılan bir şehir bizde olmazsa olmaz tabii. Kıraç, kıvrım kıvrım dar yoldan inerken bizi bekleyen manzaranın merakı içinde ilerliyoruz ve karşımıza çıkan eski Halfeti ile büyüleniyoruz. Tatile denk geldiği için çok kalabalık. Hem turistik turlar hem okul turları var. Siz mümkünse haftaiçi gelin.

Gezinin geri kalan kısmında kalemi, küçük yazarım benim, kızıma bırakıyorum. İlk sayfaları küçük teknede ilerlerken zar zor yazdı. O her şeyi detaylı yazdı zevkle. Sadece fotoğraflara bazı ilavelerim ve tripadvisor'da paylaştığım yorumlar olacak.

 

Birecik

Bloglarda yapılan tavsiyeler üzerine Şanlıurfa-Halfeti gezimizde öğle yemeği için Halfeti'deki restoranlar yerine Gülbaba'yı planımıza almıştık. Sora sora bulduk. esnaf lokantası havasında ve sizi et kokusu karşılıyor, tek olumsuz yanı bu. Aldırmadık, üst kata çıktık, patlıcan kebabı, haşhaş kebabı sipariş ettik. Ayran sürahi ile geliyor, güzel bir salata da yerini aldı. Hem kebapların lezzeti hem patlıcan gerçekten nefisti. Çalışanlar çok kibar. Fiyatlar makul. Mutlaka ama mutlaka deneyin. 

Birecik'te, Gülbaba Lokantasını arkanıza aldığınızda sağda birkaç dükkân ileride küçücük bir pastane var. Bu pastaneden aldığı, belki de oranın çalışanı, sokakta satmak üzere arabasına bu lezzetli külünçeleri dizen 15-16 yaşındaki bir genç, adını sorduğumuz kurabiyeleri bize hediye ediyor. İsmini eşim tam anlayamamış, internetten araştırıp bulduk. Meğer bayramlarda çayla ikram edilen bir tür kurabiye çeşidiymiş Külünçe, ama artık bu gelenek de kaybolmak üzereymiş ne yazık ki. Eve gelince çayla yedik ve tadı çok güzeldi. Gezimize renk katan, gönlü bol bu gence buradan bir kere daha teşekkür ediyoruz ailece. Mutlaka denemeniz ve dönerken almanız gerekli bizce.

Birecik meğer ne kadar sevimli bir yermiş. Güzellik katan da koca Fırat. Otoban yokken bağlantı bu köprüdenmiş. Birecik'te aslında bir gece kalmak isterdim, Fırat kenarında akşam yürüyüşü ve gece yıldız seyri. Patlıcanı çok meşhur. Birçok restoranın burada bostanı varmış. Buraya Kelaynak kuşu fotoğrafı da eklemek isterdim ancak bir türlü yakalayamadım. Gagaları ve renkleri gerçekten çok güzel. Mutlaka gelin görün, nesli de inşallah yok olmaz, olmamalı.

İkizler Künefe'de künefe , gerçekten çok güzeldi, tazecik hemen siz oturunca hazırlıyorlar. Tam benim sevdiğim gibi, peyniri çok yoğun değil. Yanına da dondurmayı sakın unutmayın. Özikizler Künefe'yi deneyebilirsiniz, o da güzelmiş.

Şanlıurfa

Şanlıurfa, nüfusu ve yollarıyla şaşırttı beni. Sekizyüzbinden fazla insan yaşıyor. Belediye Başkanının partisini düşününce kaymak gibi yollar da normal, değil mi! Eski Şanlıurfa evlerinin terk edilip saçma sapan çirkin beton evlerinin dikilmesini üzülerek seyrediyoruz. Otelin üst katından Şanlıurfa manzarası size.

Balıklıgöl, Aynzeliha Gölü, biz çıkmasak da Şanlıurfa Kalesi, çarşısı güzel ve gezilmesi gereken yerler. Sanki akşamüzeri Balıklıgöl daha bir güzel. Buranın yeşil büyük bir park içinde olması daha bir güzel. Çarşı labirent gibi, ilk zaman kayboluyor gibi olsanız da hep aynı yerlerde tur attığınızı fark edeceksiniz. Çok kalabalık ve gelen turist çok çeşitli. Yine üzülerek belirtmeliyim ki çarşısı, kaldırımlar, merdivenler özensiz ve pis.

 

Cevahir Han Restoran

Öncelikle yeni yerlerine taşınmışlar ve bulmak için gece ıssız sokaklardan epeyce yürüdük. Amaç hem yöresel lezzetleri güzel bir mekanda tatmak hem de sıra gecesine katılmaktı. Kapıda bizi karşılayan görevli, hem üst kattaki hem alt kattaki kapalı sıra gecesine almayacağını, kalabalık olduğunu belirterek bahçede masa gösterdi. Ancak ilerleyen saatlerde yukarı kata çıktığımızda, masa atılacak yerin olduğunu ve bizden sonra gelen birkaç kişiye masa açıldığını görünce niye inatlaştığını bir türlü anlayamadık. Yani hiç misafirperver bulamadım. Üst kat o kadar büyük ki, yarısı boş. Bizimle ilgilenen genç garson, kulağı küpeli delikanlı, gayet kibar ve ilgiliydi. Ancak çok kalabalık olduğundan servis o kadar hızlı değildi. Beyti kebap, borani, içli köfte, şıllık ve diğerleri çok lezzetliydi. Masalar bembeyaz örtülü, ortam güzel, ışıklandırma güzel, sıra gecesinden gelen müzik güzeldi. Ancak lahmacunu kötüydü, kızım yiyemedi değişik bir tat vardı. Fiyatlara örnek vermek gerekirse;beyti kebap 22TL, Şıllık 9 TL, içli köfte adeti 2 TL. Şanlıurfa'ya gittiğinizde mutlaka uğranılacak bir mekân bence. Yöresel lezzetlerin tadına bakmadan ayrılmayın.

İçli Köfte, ağzı açık, ağzı yumuk, semsek gibi tatları deneyin.Hemen belirtmeliyim ki içki yok, Şanlıurfa'da mekân ne kadar nezih olursa olsun, beş yıldızlı otelde bile içki olmayabilir, şaşırmayın.

Önce Birecik'te Gülbaba'da yemek yerken görüyorum, gelen kadının üzerinde uzun, rengarenk bir elbise var. Hem de çok yakışmış. Sonra Şanlıurfa çarşısında görüyorum, rengarenkler, ışıl ışıl elbiseler ve kumaşlar. Bayıldım bu yöresel elbiselere. Kendime değil ama kızıma alıyorum, yazın kuzenin kına gecesinde giysin diye.

Gümrük Han, kızımın yazdığı gibi gerçekten çok bakımsız ve özensiz. Pis şemsiyeler gökyüzünü kapatıyor. Bursa Kozahan'ı özlediğimi fark ediyorum o an, koca çınarların altında arkadaş sohbetini çay-simit eşliğinde. tabi napıyoruz burada da yöresel kahvelerin tadına bakıyoruz, etrafı gözlemleyerek.

Öğle yemeğini, yine Kapalıçarşı içindeki Köroğlu Çarşısı Kahraman Urfa Kebap'ta yemek istiyoruz ancak kime sorduysak kapalı olduğunu, yine de bakmamız gerektiğini söylüyor. Buluyoruz ancak o da ne, gerçekten kapalı. Kemiksiz en lezzetli pirzolayı yemek için gelmiştik. Yanındaki dondurmacıda ballı dondurma keyfi yapıyoruz. Ona tavsiye soruyoruz, ilerideki Şark restoranı tavsiye ediyor. Ciğer ve Urfa Kebap ile kapanış yapıyoruz. Ancak ciğerin, büyük ihtimalle, midemi bozduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Oysa tadı güzeldi, kokusuzdu. 

Göbeklitepe

 

"Yaklaşık M.Ö. 9600 tarihinde inşa edilen Göbekli Tepe yapıları, insanlık tarihinin en eski, ritüel amaçlı, anıtsal mimari örnekleridir." diyor ilk tabeladaki açıklamada. Mısır Piramitlerinden önce yapılmış. Taş üzerine yapılan resimler ilginç, insan kendini binlerce yıl öncesinde düşününce ürperiyor. Üzeri tahta destekli bir malzemeyle koruma amaçlı olsa gerek kapatılmış. Giriş 5 TL. Şanlıurfa'da koca kahverengi tabelaları görürken tam dönüş yoluna küçücük bir tabela konulması, insanı sinir ediyor. Bu kadar önemli bir merkez için gerekirse adam bile koyarsın. Yol belli bir noktaya kadar asfalt, güzel ancak Kafelerin yapıldığı yerde bitiyor, sonra taşlı, oyuklu bir yol, neyse ki çok az bir bölüm. Yürüme parkuru çok güzel. Oldukça kalabalıktı biz gittiğimizde. Hediyelik eşya dükkânı açılmış. Tarihçiler daha çok sevecektir. Bu kadar önemli bir merkez görülmeyi kesinlikle hak ediyor. Okuduğum haberlere göre tamamen ortaya çıkması yıllarca sürecekmiş.

Ben bu en öndeki taş üzerindeki figürleri dinazora benzettim. Ya siz?

Harran'a da gitmek istedik ancak dönmek zorunda olduğumuzdan başka bir sefere bıraktık. Böylece güzel Halfeti-Birecik ve Urfa gezimizi iki günde tamamlamış olduk.

Yeni bir yer keşif yazısında buluşmak ümidiyle hep sevgiyle kalın.

 

Nerede Kaldık?

Nevali Otel

 

Araştırmalarım sonucu Nevali Otelini, yapılan yorumlar sonucunda,  kendimizi biraz da güvende hissetmek uğruna ki aynı gece Başbakan Yardımcısı da konakladı, seçtik. Otel çok merkezi bir konumda, çarşıya yürüyerek 20 dakikada gidersiniz. Karşılama iyiydi. Alt katı binanın AVM olduğu için odalar üstte, mesela biz 17. katta kaldık. Otel, girişte biraz 5 yıldız ışığı yakıyor. Oda büyük, yatak büyük ve konforlu, odada bulunan minibar ücretsiz, çay-kahve ve su ısıtıcısı mevcut. Oda ilk bakışta temiz gibi görünüyor ama tuhaf bir koku ile birlikte alıcı gözle baktığınızda tam temiz hissini alamıyorsunuz. Mesela kahve fincanının içi kireç tutmuş, kaşığın tam ortasında el izi, su ısıtıcısının üstü tozlu. Oda kahvaltı için yüksek bedel öderken; tuvalet kağıdının en adi kağıt olduğunu görmek, beyazdan griye dönmüş sert el havlularını kullanmak, duş içindeki suyun yeterli gideri olmadığı için taşmasına sinir olmak, SPA'da bulunan yüzme havuzunu otelin sabah saatinde özel bir kolejin öğrencilerine kurs nedeniyle tahsis etmesi ve müşterisine bunu bildirmemesi (Otele giriş yaptığımızda SPA açılış saati 09.00, kapanış 22.00 diye bilgilendirildik. Ayrıca erkek-kadın-karışık diye saat uygulaması da var. Sabah 9'da açılıyor diye kahvaltıdan hemen sonra indik ve oradaki görevliden bilgi aldık, yüzmeye geliyoruz dedik, sırf 10 yaşındaki kızım istiyor diye 10 dak. sonra indik, ne görelim, kolej öğrencileri yüzme kursuna gelmiş, Hocadan rica edelim dediler, en azından çocuk yüzsün, Hoca sağolsun YASAK ama dedi çocuk yüzsün:)) Parasını vereyim ama yasak olsun müşteriye ve müşteriye bilgilendirme yapılmasın, çıkış saatiniz 12 ise kursunuzu o saatten sonra koyun. Zaten havuz küçücük, biz olmadan o kalabalıkta niye yüzsün kızım, tabi istemedik. Odaya geri dönmek zorunda kaldık) 5 yıldızı hakediyor mu diye düşünmeye iten sebepler. Kahvaltıya gelince, otelin en üst katında, harika Şanlıurfa manzarası eşliğinde ediyorsunuz. Çeşit bol ve hepsi yenebilir lezzette. Peynir çeşidi çok mesela, meyve, kuru meyve, sıcaklar oldukça başarılıydı. En iyi yanı diyebilirim. Çalışanlar ise, restorandakilerin bazıları asık suratlıydı ama diğer personel ilgiliydi. Karar yine de sizin.

 

VALLA SÜPER OLMUŞ.HEM GEZİNİZ HEM DE ANLATIM 10 NUMARA.ÖPÜYORUM SİZLERİ.

İpek, geleceğin gezi bloggerı ve iyi bir yazar olabilir. Bayıldım detaylı anlatımına.  Aferin İpek'çim, yürekten kutluyorum seni:)) Dilerim bir gün benim de gezme imkânım olur buraları. Sevgiler kucak dolusu hepinize...

Cevabını kendisi yazar ama ben teşekkür ediyorum adıma:) Benim de çok işime yaradı açıkçası, fotoğrafları düzenlemek ve yazıları yazmak saatler alıyor, biliyorsun. Biz de diliyoruz ki en kısa zamanda sen de gör buraları Nagy:))) 90 yaşındaki Avrupalı teyze o sıcakta fenalaşmayı göze alıp geliyorsa sen de gelirsin:))

Yeni yorum gönder