You are hereGezgin / Eskişehir

Eskişehir


By hasibece - Posted on 11 Aralık 2009

Eskişehir 

 

Üç yıl yatılı olarak Eskişehir Cumhuriyet Lisesinde okudum. Eskişehir’e yabancı değildim, nüfus cüzdanımızda yazmayan memleketimizdi bizim çünkü. Çocukken giderdik çokça, hep kulakları sağır edercesine gürültüyle apartmanların hemen üzerinden uçan gri renkli uçakları hatırlarım. Hâlâ da öyle, semalarında hep o uçaklar uçar. Fakat size o zamanların şehrini değil, Büyükerşen’in yarattığı bugünkü Eskişehir’i anlatmak istiyorum gururla. Şehrin meşhur caddelerindeki mağazaları, pis kokan Porsuk’u değil şehir turizmine kazandırılan yeni yerleri tanıtmak istiyorum, artık gezilecek o kadar çok yeri var ki. Annemlere her gittiğimizde şehrin bir özelliğini keşfetmek, Büyükerşen’e alkışımızı daha da çoğaltıyor. İstenirse şehirlere güzellik, sanat her zaman işlenebilir bir dantel gibi. Şehirler gri beton görünümünden soyunup sanat eşliğinde süslenmiş yeni elbiselerini giyebilir. Bunun en güzel örneği Eskişehir.


Ulaşın
Eskişehir aslında bir düğüm noktasında yer alıyor. Bursa istikametinden Ankara’ya ya da doğu illerine gidecekseniz ya da güney illerine Eskişehir’e bir uğrarsınız. Bursa’ya uzaklığı 2 saat 15 dakika. Yol genişletme çalışmaları devam ediyor, o nedenle Mezitler cıvarı tek şerite düşse de yol, çoğunlukla gidiş-geliş ayrı. Yol üzerinde İnegöl ve Bozüyük ilçeleri var. İnegöl’de bol köfteci durakları yer alıyor, market alışverişi de isterseniz Özdilek var. İnegöl çıkışında köylülerin satışa sunduğu elma-armut gibi meyveler, domates- biber gibi sebzeler mevsimine göre satışa sunuluyor. Mezitler geçidinde mola yerlerini de değerlendirebilirsiniz. Kış aylarında Mezitler’de dikkatli olmalısınız, kar-buz ve sis aniden bastırabilir şaşırmayın. İlk ve sonbaharda Mezitler manzarası muhteşem oluyor, fotoğraf makinenizi her an çekmek için hazır bulundurun. Bazı GSM şirketleri bu geçitte iletişime yol vermiyor, belirteyim. Yol üzerinde benzin istasyonu sık sık var. Afyon-Antalya ya da Adapazarı-Bilecik-İstanbul istikametine gidiyorsanız Bozüyük bir ayrım noktası.

Kütahya-Eskişehir arası 1 saat, Eskişehir-Afyon arası 1 saat, Eskişehir-Ankara arası ise 2,5 saat ancak hızlı tren ile 1 saat 15 dakika.
 

Yiyin-İçin

Eskişehir bir öğrenci kenti olduğundan mıdır bilmem ne canınız çekerse çeksin cebinizde kaç liranız olursa olsun mutlaka kendinize uygun bir yer bulursunuz. Mercimekli bükmeden tutun ekmek arası hamsiye kadar her türlü lezzetin bir adresine rastlayabilirisiniz. Çiğ börek yiyeceğim derseniz Papağan’da özellikle tatil günlerinde kuyrukta beklemeniz gerekebilir. Dikkat edin masaya gelir gelmez yemeye kalkmayın ağzınız yanar, sabredip bekleyin. Bir porsiyonda 5 tane getiriyorlar. Dondurma yemek isterseniz Köprübaşındaki aile çay bahçesinin dibindeki dondurmacıdan alın derim, kokusuz, lezzetli dondurma. Çay-kahve içmek için Adalar’daki Porsuk kenarında sıralanmış kafelerden birini seçebilirsiniz. Nefis bir Kral künefe yiyebilirsiniz, Antakya'yı aratmayaccak kadar lezzetlisinden.

  

Gezin

1- Köprübaşı-Adalar:


Porsuk’un geçtiği şehrin merkezi sayılabilecek yerlerden birisi. Büyükerşen ile Porsuk temizlendi, köprüler renk renk süslendi, şehrin her yerindeki heykellerin çoğu burada toplandı. Porsuk üzerinde ister botlar ile ister Saltanat kayıkları ile gezintiye çıkabilirsiniz. Feribot ile gezinti ücreti 1 TL. Burada yürüyüş yapabilir, renkli köprülerden geçebilirsiniz. Porsuk üzerinde 24 adet köprü bulunuyor ve hepsi birbirinden farklıymış. Bu köprü korkuluklarının tasarımlarından bazılarını Büyükerşen’in yaptığını öğrenince şaşırmadan edemedim. Dondurma yemenin adresidir aynı zamanda. Porsuk kenarına dizili çay bahçe ve kafelerde yorgunluğunuzu atabilirsiniz. Bir uyarıda bulunayım, çekirdek çitleyin ama sakın kabuklarını yere atmayın! Büyükerşen bununla mücadele içinde çünkü. Eskişehirliler gezmeye çıkınca en çok burayı tercih ederler.

 

 

2- Odunpazarı Evleri

Şehir merkezinde yer alıyor. Yeni restore edildiler ve edilmeye de devam ediliyorlar. Eskiden hoş görünümlü ama eskiydiler, dökülüyorlardı ve bazıları yok olmuştu, şimdi bu evlere bir canlılık ve güzellik geldi, turizme kazandırıldılar. Çok da iyi oldu. Bol bol fotoğraf çekin derim.

3- Sazova Bilim Sanat Kültür Parkı

 

 Kütahya Yolu üzerinde ilerleyince sağ tarafta göreceksiniz. Şehrin ihtiyacı varmış böyle bir parka dedim gidip görünce. Ortada suni bir gölet var, üzerinde yüzen ördekler. Bu gölet aynı zamanda üzerinde bulunan mekanizmalarla su sporları yapışıyor, biz gezerken onlar kapalıydı Park biraz Disneyland’a benzetilerek kocaman masal figürleriyle süslenmiş. Bu sevimli figürler aynı zamanda kaydırak ya da çocuk oyuncağı. Parkın çevresini saran demiryolu ile park trenine binerek gezebilirsiniz. En çok beğendiğimiz ise Korsan Gemisi oldu. Buraya giriş ücretli, 1 tl büyük, 50 krş öğrenciler. Kızım bayıldı bu gemiye, tabi biz de öyle. Bol fotoğraf çektik. Meğer bu korsan gemisi sıradan bir gemi değilmiş, Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfettiği Santa Maria Gemisi'nin birebir kopyasıymış. İnşası devam eden bir de masal şatosu var, merakla bekliyoruz, ne renk olacak, nasıl olacak diye, bitince fotoğrafı burada olacak. Bir de çocuklar için bilim ve deney merkezi inşa ediliyormuş. Sanırım böyle bir park Türkiye’de bir ilk. Teşekkürler Büyükerşen demeden geçemeyeceğim.

4-Çağdaş Cam Sanatları Müzesi

 

Odunpazarı Evlerinden biri müzeye dönüştürülmüş, yerli ve yabancı cam sanatçıların eserleri sergilenmeye başlanmış. Hepsi birbirinden nefis eserler. Pazartesi hariç haftanın diğer günleri geç saatlere kadar açık (sanırım 19.00 idi). Mutlaka görülmesi gerekir dedik biz ailece.

 
Yeni yer gördükçe Eskişehir’e eklemelerim devam edecek.
Etiketler